<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>Hikayeler</title><description>Hikaye, Hikayeler, Dini, Asker, Ask, Gercek, Hikayeleri, Hikaye Yaz, Hikaye Gonder, Hikaye Oku</description><link>http://hikayeler.videoklipmp3.com</link><language>tr-TR</language><item>
<title>Bir Cift Gozyasi</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Bir_Cift_Gozyasi.html</link>
<description>derin bir sessizlik hâkimdi odaya. Öğle vakti olmasına rağmen, her gün bu saatlerde etrafı yakıp kavuran güneş bile bize ayak uydurmuş, ferini söndürmüştü. sanki tüm eşyalar, duvarlar, masadaki çiçek, hüznümüze ortaktı. halbuki bugün bayram; her şey canlı, neşeli, cıvıl cıvıl olmalıydı. herkes birbirinin cumasını kutlamalıydı. Üstelik ramazanın da ilk cumâsıydı.

ve işte sükûnetle beklediğimiz o ses!.. cuma namazına davet. İçim burkula burkula dinliyorum ezanı. başım önümde, gözlerim kapalı.

nihayet ezan bitti. kafamı hafifçe kaldırıp yüzüne baktım. gözleri hâlâ kapalı. biliyorum ki, açsa gözlerini, hapsettiği damlalar özgür kalacak.

babamı, amcalarımı az önce namaza uğurladık. annem ve yengelerim mutfakta akşamki iftar davetine hazırlık yapmakla meşguller. ben de büyükbabama refâkat ediyorum. babamlar namaza gittiğinden beri ağzını bıçak açmıyor. gözleri kapalı öylece oturuyor, suçlu bir çocuk gibi.

yaklaşık on beş yıl önce, omurgasındaki zedelenme sonucu; önce sağ, sonra sol kolunu kullanamaz hale gelmiş. daha sonra düzelme umuduyla yaptırılan her ameliyat, bir parçasının daha hareket kabiliyetini götürmüş ondan... Şimdiyse hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamıyor. ancak yardımla yürüyebiliyor.

yere diktiğim gözlerimi, ona doğru kaldırdığımda bana bakıyordu. yüzündeki acıyı görmemek için başımı önüme eğdim. boğazıma yumruk kadar bir şey durdu, yutkunamadım bile.

fısıldar gibi konuşmaya başladı:

"-bana dokunan şu hâlim değil kızım!.. allâhın gücüne gider diye ağrılara acılara bile ağlayamıyorum. dayanılacak gibi de değiller. yine de bu acılar, şu ezanın içimi yaktığı kadar acıtamıyor bedenimi. alnımı secdeye koymayalı neredeyse on beş yıl oldu. elhamdulillâh îmânım var. elhamdulillâh gözlerimle dahî olsa namazımı kılıyorum. elhamdulillâh, allâhım sabır da veriyor. ama gene de şu cuma namazına gidememek, içimi yakıyor. İşte bir ay sonra bayram var. bayram namazına da gidemeyeceğim. İnan bunu kaldırabilir miyim bilmiyorum. dayanma gücüm tükeniyor. allâha âsî olacağım diye korkuyorum. "niye ben?" derim diye korkuyorum. allâha hamd olsun, daha hiç söylemedim. aklıma gelse hemen kovdum, tevbe üstüne tevbe ettim. İmtihanımın bu olduğunun farkındayım, ama "ya gücüm tükenirse" diye hep korktum. hele şu ramazan orucunu tutamamak çok ağır geliyor. sanki tüm güç getiremediklerimden dolayı günahlarım yığılmış, altında eziliyorum. İşte ben bu ağırlığa dayanamıyorum!.."

konuşurken sesi titriyordu. o ağlayamıyordu, ama ben gözyaşlarıma engel olamıyordum. sustu, uzunca bir müddet sessiz kaldık. sonra:

"-yönümü kıbleye çevir de namazımı kılayım." dedi.

dediğini yapıp ben de namaz kılmaya gittim. seccâdenin başında düşünmeye başladım. niye insanlar ibâdeti yapmaya güç yetirebilmenin bile bir nimet olduğunu anlayamıyor? elinde imkânı varken, bile bile namazını kılmayanlara ne demeli?!.. seccâdeye alnını koyabilmenin bir nimet olduğunu herkes bir fark edebilse!..

bir, güç yetiremediği halde ibadetlerini yapmaya çalışan ve yapamadıkları için vicdan azabı çeken büyükbabamı; bir de müslüman olduğunu söyleyip gereklerini yerine getirmeye üşenen insanları düşündüm. herhalde onlar da ibadetlere güç yetirebilmenin bir nimet olduğunu, ancak kaybettiklerinde anlayacaklar. allâh, hepimizi ıslah eylesin duâsıyla seccademi topladım.

odaya döndüğümde babamlar namazdan gelmişti. evin içi torunların cıvıltılarıyla doldu. akşam çaylar içildi, sohbetler edildi ve herkes evine dağıldı.

ramazanın son cumâsı. beş gün sonra bayram. babam, cumâ namazında, gelmesi yakın. ben ve kardeşlerim odamızda oturuyoruz. telefon çaldı, amcam. babamı sordu alelacele ve kapattı. babam gelir gelmez "amcam aradı telaşlıydı" dedik. babam, hemen amcamı aradı sonra da arabanın anahtarını kaptığı gibi çıktı. biz şaşkın; aklımıza hiçbir şey gelmiyor. ne olduğunu da anlamadık. yaklaşık on beş dakika sonra babam aradı, "hazırlanın sizi almaya geleceğim" dedi. "ne oluyor" dedik, "babam vefat etmiş" dedi ve kapattı.

hepimiz donduk. o an ne düşündüm, hatırlamıyorum. büyükbabamlara nasıl gittiğimi de hatırlamıyorum.
İçeri girdiğimde büyük halam sessiz sessiz ağlıyordu. kafamın içi karıncalanıyor, sesler beynimi tırmalıyordu. Ölümü hiç bu kadar yakınımda hissetmemiştim. tam bahçeye kaçacakken amcam, "son bir kez görmek ister misin?" dedi. Şuursuz bir şekilde baş ucuna vardım. yüzündeki beyaz örtünün ucunu kaldırdılar. yüzü sapsarı ve tebessüm doluydu. eğildim; alnından öptüm, gözyaşlarım yanağına damladı ve kulağına fısıldadım:
"-büyükbaba; cuman mübârek olsun#8230;"
hümeyra nezihe gül
Şebnem dergisi</description>
</item><item>
<title>Krtlarin Vazifesi</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Krtlarin_Vazifesi.html</link>
<description>bir gün yûsuf-i bahirânî isminde bir zât kendi kendine;

"bâyezîd-i bistâmînin yanına gideyim. eğer, açıktan bir kerâmet gösterirse velî olduğunu kabûl edeyim. böylece onu imtihân etmiş olayım." diye düşündü. bu düşünce ile, bâyezîd-i bistâmînin bulunduğu yere geldi.

bâyezîd-i bistâmî onu görünce buyurdu ki;

"biz kerâmetlerimizi, talebelerimizden ebû saîd râîye havâle ettik. sen ona git."

bu kimse gidip, ebû saîd râîyi sahrada buldu. kendisi namaz kılıyor, koyunlarına da, kurtlar bekçilik ediyordu. namaz bitince, gelen kimse kendisinden tâze üzüm istedi. oralarda üzüm bulunmazdı ve zamânı da değildi. ebû saîd râî, asâsını ikiye bölüp, bir parçasını gelen kimsenin tarafına, diğer kısmını da kendi tarafına dikti. allahü teâlânın izni ile, hemen o parçalar asma oldu ve tâze üzüm verdi. fakat, ebû saîd tarafında bulunan üzümler beyaz, gelen kimsenin tarafında bulunan üzümler siyah idi. o kimse, üzümlerin renklerinin farklı olmasının sebebini sordu.

ebû saîd râî;

"ben, allahü teâlâdan, yakîn yolu ile istedim. sen ise imtihan yolu ile istedin. dolayısıyle, renkleri de niyetlerimize uygun olarak meydana geldi." buyurdu ve o kimseye bir kilim hediye edip, kaybetmemesini tenbih etti.

o kimse kilimi alıp, hacca gitti. fakat, kilimi, arafatda kaybetti. Çok aradı ise de bulamadı. hac dönüşünde, bistâma, bâyezîd hazretlerinin yanına uğradı. baktı ki kaybettiği kilim, bâyezîd-i bistâmînin önünde duruyor. bu hâdiselere şâhid olduktan sonra, böyle yüce bir zâttan, kerâmet istediğine çok pişmân oldu. tövbe ve istigfâr edip, bâyezîd-i bistâmînin talebeleri arasına katıldı.

kaynak: evliyalar ansiklopedisi, İhlas yayınları</description>
</item><item>
<title>Kumasin Degeri</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Kumasin_Degeri.html</link>
<description>yûnus bin ubeyd#8217;in manifatura dükkânında, fiyatları, iki yüz dirhem ile dört yüz dirhem arasında değişen kumaşlar satılıyordu. dükkânında kardeşinin oğlu da çalışıyordu. yolda bir kimseyi kumaş almış gidiyor görünce, kumaşı tanıyıp, kendi dükkânından aldığını anladı.

o kimseye;

-bu kumaşı kaça satın aldınız? diye sorunca, dört yüz dirheme aldığını öğrendi.

sonra;

-bu kumaşın değeri iki yüz dirhemdir. geri dönüp paranızın üstünü alınız, buyurdu.

o kimse;

-bu kumaş, bizim orada beş yüz dirhem eder, ben aldanmış sayılmam! deyince;

-olsun. siz, gidip iki yüz dirhem paranızı alınız, dedi.

o kimse gelip, iki yüz dirhemini aldı gitti.

yûnus bin ubeyd, dükkânda tezgâhtar olarak bulunan yeğenine;

-kumaşı bu kadar pahalıya niye sattın?#8221;diye sordu.

yeğeni;


-vallahi kendi rızâsı ile aldı, dedi.
yûnus bin ubeyd;

-o râzı olsa da, sen râzı olmayacaktın, buyurdu.</description>
</item><item>
<title>Allah Rizasi</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Allah_Rizasi.html</link>
<description>cüneyd-i bağdadi, birisi ona gelir sorar:

-İhlâsı kimden öğrendiniz?

-mekke-i mükerremede harçlıksız kalmıştım. basradan para bekliyordum ama gelmemişti. saçım sakalım çok uzamıştı. bir berbere girdim.

- peşin peşin söyliyeyim param yok, dedim,

- allah rızası için saçlarımı düzeltebilir misin?

berber o anda mevki sahibi birini traş etmekteydi. onu bırakıp bana başladı. adam itiraz etti.

berber:

- kusura bakmayınız efendim. sizi ücreti mukabilinde traş ediyorum. ama bu genç allah rızası için istedi, dedi.

berber dahasını da yaptı, bana harçlık verdi. aradan birkaç gün geçti, beklediğim para geldi. ona bir kese altın götürdüm.
- asla alamam. İnan allahın rızası daha değerli, dedi.</description>
</item><item>
<title>Kizimi kime vereyim</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Kizimi_kime_vereyim.html</link>
<description>merv şehri kâdısının bir kızı vardı. Ülkedeki, ileri gelen zengin, makam ve mevkı sâhibi kimseler bu kızı isteyince hiç birine vermedi. bu zâtın mübârek adlı, bağına-bahçesine bakan bir kölesi vardı. aradan iki ay geçmiş meyveler olgunlaşmış bolluk bereket gelmişti. efendisi, mübârekten üzüm isteyince, toplayıp geldi. getirdiği üzüm çok güzel olmasına rağmen henüz olmamıştı, başka üzüm istedi. o da ekşi çıktı.

efendisi;

"bahçede o kadar üzüm var, niçin böyle üzüm getiriyorsun?" demekten kendini alamadı.

mübârek;

"efendim! ekşisini tatlısını bilmiyorum!" diye cevap verdi.

bağ sâhibi;

"sübhanallah iki aydır bağdasın, daha hangisinin ekşi, hangisinin tatlı olduğunu bilmiyorsun." diye çıkıştı.

mübârek onları yemekle değil korumakla vazîfeli olduğunu biliyordu.

efendisi;

"niçin onlardan yemedin?" deyince;

"siz benden bağınızdaki meyvelerin muhâfazasını istediniz. yeyiniz demeyince alıp yemem uygun olur mu, emrinize karşı gelebilir miyim?" cevâbını verdi.

efendisi böyle bir hâdiseyle ilk defâ karşılaşmıştı. mübârekin bu hâline hayran kaldı. güvenebileceği birini bulmuştu. gerçekten onu ve hâlini çok sevmişti. kölesine dönerek; "sana bir şey soracağım." diye söze başladı. sonra; "benim bir kızım var, malı makamı yüksek pekçok kimse onu ister. hangisine vereceğimi ne yapacağımı bilemiyorum. bu hususda bir fikrin olur mu? sen ne dersin?" diye sordu. mübârek, bu söze karşı şöyle dedi:

"efendim!.. İnsanlar, dâmâd için; câhiliyye devrinde soya sopa; yahûdîler ve hıristiyanlar güzelliğe, resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem zamânında dindârlığa, allahü teâlâdan korkup, haramlardan sakınmaya bakarlardı. zamânımızda ise, mala ve makama bakılıyor. artık bunlardan dilediğini seç."

bunun üzerine efendisi:

"ben dindarlığı ve takvâyı seçiyorum ve kızımı seninle evlendirmek istiyorum. Çünkü sende haramlardan kaçma, dînine bağlılık, iyi hal, emânet ve güvenilirlik gördüm ve bunları sende buldum." dedi.

o ise kendisinin köle olduğunu, parayla satıldığını, böyle olunca evlenmelerinin garib karşılanacağını, hem kızın buna râzı olmayacağını bir bir anlattı. akıl da öyle diyordu. ancak kâdı kararlı idi. "kalk eve gidelim." dedi.

eve varınca hanımına;

"bu sâlih, dindâr, takvâ sâhibi bir köledir. kızımızı onunla evlendirmek istiyorum, senin fikrin ne?" deyince, hanımı;

"sen bilirsin, fakat bir de kıza soralım." cevabını verdi.

anne durumu kıza açıp babasının niyetini söyleyince, kızı da bu hususta her şeyi anne ve babasına bıraktığını bildirdi. kadın kızın râzı olduğunu babasına anlatınca nikahları kıyıldı. fakat mübârek, kızın yanına gitmiyordu. bu hâl kırk gün sürdü. bir vesîle ile anne durumdan haberdâr olunca dayanamadı;

"kızımızı kölene verdin, aradan bunca zaman geçtiği halde dönüp yüzüne bile bakmadı, bu yaptığı nedir? bu nasıl iş?" diye şikâyet ve sitemde bulundu. bunun üzerine kâdı;

"ey mübârek! kızıma nâz mı ediyorsun? niçin yanına gitmiyorsun?" demekten kendini alamadı. buna karşılık dâmâd:

"ey müslümanların kâdısı! ey efendim! bu nasıl söz? sizin kerîmenize nâz etmek ne haddime. lâkin kâdısınız. ola ki kızınız şüpheli bir şey yemiştir. Şüpheden uzak olmak için bu zamâna kadar bekledim ve ona helâl yemek yedirdim. belki allahü teâlâ bize sâlih bir evlâd verir. bundan başka bir düşüncem yoktur." dedi.
kırk gün geçtikten sonra ehline yaklaştı. haram ve helâle bu derece dikkat ettiği için allahü teâlâ ona abdullah isminde bir çocuk verdi.

kaynak: evliyalar ansiklopedisi, İhlas</description>
</item><item>
<title>Kesik El</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Kesik_El.html</link>
<description>beni İsrail zamanında kıtlık oldu. bir fakir, bir zenginin kapısına gelip.

- allah rızası için bana bir parça ekmek veriniz, dedi.

o fakir kimsenin istemesine dayanamayan zenginin kızı, taze bir ekmek çıkarıp verdi. sonra zengin hışımla niçin taze ekmek verddin diye kızının elini kesti.

cenabü rabbül alemiyn o zenginin halini değiştirdi. onu fakir kıldı ve fakirin eline düşecek duruma getirdi. zengin zillet halinde öldü. kızı ise kapıları dolaşarak bir şeyler topluyordu.

bir gün bir zengin kimsenin kapısına geldi. evin hanımı kızı çok güzel görüp oğluna alıvermeyi düşündü ve kızı içeri aldı. oğlu da münasip görüp onunla evlendi.  onu zinnetledi. o gece bir sofra kurup yemeğe oturduklarında, kız, yemek için sol elini çıkardı.

kocası:

"fakirler görgüsüz olur" diye düşündü ve sağ elini çıkarmasını emretti. kız yine sol elini çıkardı. bir kaç defa kocası sağ elini çıkar diye ısrar etti. o anda o kızın içinden bir his ona "sen sağ elini çıkar" dedi. o zaman kız allahü teâlânın kudretiyle sağ elini bitişmiş olarak çıkardı ve kocası ile beraber yemeklerini yediler.

İyiliğin mükafatını anla! 
kaynak: mekaasıdut talibiyn, m.raif efendi, osmanlı yayınevi</description>
</item><item>
<title>Koturum Cocuk</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Koturum_Cocuk.html</link>
<description>abdullah kassâr şöyle anlatmıştır:

bir zamanlar hacca gitmek üzere yola çıkmıştım. Şirâz âlimleriyle görüştüm. bana dediler ki:

"abdullah-ı tüsterî ile görüştüğün zaman onun fazîletini, üstünlüğünü kabul ettiğimizi ve selâmımızı söyle. arefe gününde evinden çıkıp hacılarla vakfeye durduğunu işittik. bu haber doğru ise bildirsin de bizim bu kerâmeti hususunda tereddüdümüz kalmasın."

abdullah-ı tüsterî hazretlerinin yanına varınca selâm verdim. Üzerinde uzun bir elbise vardı. kendinden geçmiş bir halde oturuyordu. onu görünce üzerime bir heybet düştü. konuşmağa cesaret edemedim. yanında bir yere oturdum o sırada bir kadın geldi;

-efendim benim kötürüm bir oğlum var. Şifâ bulması için duânızı almaya geldim. dedi.

abdullah tüsterî:

-onu niçin rabbine havâle etmedin? deyince, kadın:

-siz rabbimizin sevgili kulusunuz. dedi.

abdullah-ı tüsterî bana doğru baktı ve işâret etti. hemen kalkıp elinden tuttum. ayağa kalkıp, ayakkabılarını giydi ve Şat nehri kenarına gitti. kadın da peşinden geldi. kötürüm çocuk nehirde bir sandal içinde oturuyordu. Çocuğa:

-elini uzat! dedi.

annesi:

-elini uzatamaz. deyince,

-sen çocuğu bırak, ondan ayrıl. buyurdu.

bu sırada çocuk elini abdullah-ı tüsterî hazretlerine uzattı. "ayağa kalk!" deyince de kalktı. sonra da sandal sâhibi onu kenara yaklaştırdı ve kötürüm çocuk artık yürümeye başladı. abdullah-ı tüsterî çocuğa abdest aldırdı ve iki rekat namaz kılmasını söyledi.

Çocuk namazı kılınca, annesine:

-oğlunun elinden tut! buyurdu.

kadın da elinden tutup götürdü.

onun bu kerâmetini görünce şaşırdım. yanına yaklaşıp Şiraz âlimlerinin sözlerini söyledim. bir müddet başını eğip durdu. sonra:

-ey dostum! bu insanlar dilediğini yapan allahü teâlâya inanırlar mı? dedi.

-evet efendim, dedim. sonra;

-onlar, ondan ne istiyorlar? buyurdu.</description>
</item><item>
<title>Hamilelikte Gebelikte Cinsellik</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Hamilelikte_Gebelikte_Cinsellik.html</link>
<description>toplumumuzda cinsellik çok açik ulu orta konusulan bir konu değildir. cinsellik üzerine konusma ve tartisma günümüzde hala tabular arasindadir. bir kisim kadin bu konuyu doktoruna açmaktan kaçinirken, bazen de doktorlar bu konuyu hastasi ile açikça konusmaktan kaçinir. bu iletisim kopuklugundan çiftler gebelikte seksten uzak durmalari gerektiği mesajini çikarirlar yada halk arasindaki inançlara göre davranirlar.

halk arasinda ilk üç aydaki cinsel ilişkinin düsük ile sonuçlanacagi inanci yaygindir. en fazla gebelik kaybinin ilk üç ayda oldugu bir gerçektir ama bunun nedeni, cinsel ilişki değil, genetik bozukluklara bagli anomalili-normal olmayan gebeliklerin doga tarafindan istenmemesi sonucu kendiliginden düsük olmaktadir.

gebeler cinsel istek artisina ragmen cinsel ilişkinin rahim agzinin açilmasini kolaylastiracagi ve erken doguma neden olacagi,damarlarin açilip kanayacagi, erkek cinsel organinin bebegin basina zarar verecegi gibi asilsiz, rahatsiz edici düsünce ve inanislara kapilip cinsellikten uzak dururlar. her ne kadar orgazmbosalma oksitosin rahim kasini kasici madde salgilanmasina neden olup rahim kasilmalarina yol açsa da bunlar dogumu baslatmaz, erken doguma neden olmaz. cinsel ilişki bebege fetusa zarar vermez, erkek cinsel organinin bebekle fiziksel olarak temasi yoktur. anne karnindaki bebek rahim kaslari, içinde bulundugu gebelik kesesi ve kese içindeki sivi ile darbelere karsi koruma altindadir. rahim agzi kanalindakiservikal kanal salgilarin koyulasmasi ile olusan tikaç bakterilerin ve semeninsperm rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer olusturur. cinselliğe engel olusturacak tibbi problemler olmadikça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. gebeler cinsel ilişkinin zararli olabilecegi kosullari kendi kendine degerlendirebilecek bilgi donanimindan yoksun olduklari için bu konuda kadinlar en saglikli bilgileri kadin dogum uzmanlarindan alabilirler.

asagida belirtilen sartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.

gebelik kesesinin erken açildigi, sulari erken geldigi durumlar

vajinal kanama

geçirilmis gebeliklerde erken dogum tehdidi öyküsü ve simdiki gebelikte erken dogum tehdidi

partnerin cinsel yolla bulasan hastalik tasiyicisi olmasi

plasenta previa çocugun esinin önde olmasi ve rahim agzi kanalini kapattigi durumlar

Çogul gebelikte gebeligin son aylarinda

kadin dogum uzmaninizca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar

gebelik süresince kadinda fiziksel, fizyolojik degisiklikler olur. gebe bir kadinda üretilen progesteron hormonu gebe olmayan bir kadina oranla on kez daha fazladir. gebe bir kadinda bir günde üretilen östrojen miktari gebe olmayan bir kadinin yumurtaliklarinin üç yilda ürettigi miktara esittir. gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktari gebe olmayan bir kadinda ancak 150 yilda üretilebilmektedir. bu hormonlar gebeligin basinda yumurtaliklar tarafindan salgilanirlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasentaes üstlenir. gebenin kaninda dolasan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonlari yumusak düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden oldugu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki degisikliklerle gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarli hale gelir. gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu oldugu, hatta ayni seansta birden fazla orgazm gebeler tarafindan bildirilmektedir.

hatta gebelerin çogu gebelikten önceki dönemde almadiklari kadar cinsel ilişkiden keyif alma egilimindedirler. bu gebeden gebe ye degisebildigi gibi, gebelik süresince ayni gebede de degiskenlikler gösterebilir.

ilk üç aylarda genelde halsizlik, uykuya meyil, bulanti kusma gibi gebeligin erken belirtilerinin etkisi ile tipik olarak gebelerde cinselliğe ilgi azalma olur. ikinci üç ayda cinselliğe ilgi artarken, son üç ayda cinsel haz kalitesinin artmasina ragmen ileri derecede büyümüs bir karinla hareket kisitliligi ve daha evvel bahsettigimiz korku ve endiseler ile gebelerin olaya tam konsantre olamamalari cinsel ilgide azalmaya neden olur.

saglikli bir gebelikte doguma kadar olan sürede cinsel ilskiyi engelliyecek her hangi bir neden yoktur. normal bir gebelikte orgazm ile birlikte görülen rahim kasilmalarinin hiçbir zarari ve tehlikesi yoktur. aksine bu kasilmalar normal dogum için rahim kasinin hazirlanmasina yardim eder ve dogum için pelvis kaslarinin yeteri derecede güçlü ve dayanikli olmasini da saglar.

iyi bir cinsel birliktelik çiftlerin bir birlerine daha yakinlasmasini saglayip;gebenin duygusal, alingan, kirilgan mizaci nedeni ile olasi problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleransli olmasini sagliyacagi gibi, anne ve babaligin ilk günlerdeki problemlerin çözümünüde kolaylastiracaktir.</description>
</item><item>
<title>Erken Boşalma</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Erken_Bosalma.html</link>
<description>erken boşalma her ne kadar bir cinsel problem veya yetersizlik gibi görülse de bir problem olmayip bir cinsel uyumsuzluktur.

cinsel iliskide en önemli sey uyumdur. bu yüzden de gerçek anlamda ortada bir erken boşalma sorunu olmayip erkegin kadinin orgazmindan önce veya ona ruhen yetecek kadar beraber olamadan boşalmasi bir cinsel uyumsuzluk ortaya çikaracaktir. o halde erken boşalma diye adlandirilan sikinti bir cinsel yetersizlik degil, sadece çözülmesi gereken bir sorundur,ve çözümü de basittir.

bir partneriniz sizinle kurdugu iliskide siz boşalmadan orgazma ulasabilir,digeri ise daha geç orgazm oluyordur ve siz ondan önce bosalabilirsiniz. bu durumda kime veya neye göre erken bosaliyorsunuz . böyle olunca bu tamamen karsi tarafla uyum sorunu olup bir yetersizlik degildir, ama var olan uyumsuzlugu da ortadan kaldirmak gerekir. tabi ki bu konuda yapilan çalismalar ve istatistikler vardir ve ortalamalar alinarak çikarilan sonuçlar genel degerler olarak kabul edilebilinir.

buna göre;

dr. kiper siniflandirmasi: © 2000

- penis vajina ya girmeden önce boşalma olursa ileri derecede erken boşalma,

- penis vajina da iken 1 dakika veya daha alti zamanda boşalma orta derece erken boşalma,

- penis vajinada iken 1 ila bes dakika arasi boşalma erken boşalma olarak kabul edilir.

bu kosullar altinda normal iliski süresini penis vajinada iken 5 dakika ve üstü olarak kabul ediyoruz, ideali 5 ila 15 dakika arasidir ama bu dedigimiz gibi çiftlere bagli, siz erken bosalabilirsiniz veya partneriniz geç bosalabilir bu bir uyum sorunudur.

erken boşalmanin nedenleri ne olabilir:

- yaptigimiz çalismalar sonucu en yaygin olarak rastlanilan konu gençlik çaglarinda yapilan masturbasyonlardir, yakalanma korkusu ve asiri heyecan ile yapilan bu masturbasyonlar da en önemli sey bir an önce bosalip o hazzi yakalamak ve yakalanmamakti.

- ve erken boşalmanin önemli oldugunun kabul edildigi bazi gençlik yillari da vardir,bu yillarda tipki uzaga isemek, organ büyüklügü yarismasi yada ilk orgazma ulasan kisiyi bulmak için masturbasyon yarismalari yapilirdi, ve bu yarismayi kazanan kisi kahraman, imrenilen kisi olurdu.

- gençlik yillarinda, sik sik, birden fazla orgazm olup sertlesme saglanildigindan boşalmanin geciktirilmesi akla bile gelmemistir,ve amaç sadece en erken sekilde bosalip rahatlamaktir.

- cinsel açidan ailevi baski altinda yetismis veya diger faktörler neticesi evlilik öncesi iliski yasayamamis veya masturbasyon yapamamis kisilerdeki asiri duygu birikimine bagli erken boşalma görülebilir.

- partnere asiri ilgi ,baglilik ve sevgi heyecani arttirip erken boşalmaya neden olabilir.

- uzun süren cinsel perhizler sonrasi kurulan iliskilerde de erken boşalma görülebilir.

- para karsiligi kurulan iliskilerde tipki masturbasyon gibi yalniz olarak tek tarafli hazza yönelik duygular içerdiginden orgazm zamanlamasi gibi bir sorun ortada yoktur, gene amaç bosalip rahatlamaktir.

uyumsuzluk ;olaya seksüel paylasim gerektiren,önem verilen baska bir kisi katilinca ortaya çikmakta ve o zaman anlasilmaktadir.

erken boşalma cinsel sikintilar içinde en kolay çözüme ulastirdigimiz ve basari oldugumuz konu olup gerekli olan kisinin önerileri düzenli uygulamasi ve terapi aldigi hekimi ile uyumlu çalismasidir.

Çözümde verdigimiz cinsel egitim ve öneriler bir çok kisinin aslinda bilebildigi veya bilinçsizce yaptigi seyler olup burada önemli olan belirli bir düzen ve sürede uygulanmasidir.

bir saatin çarklardan olustugunu hepimiz biliriz ama sökülen bir saatin çarklarini uygun olarak yerlestirmeyi ancak bilen birisi yapabilir,bunu içinde profesyonel destek almaktan çekinmeyiniz.

boşalmayi kontrol etmek tipki bisiklete binmek gibidir , ögrenene kadar sikinti çekebilirsiniz ama bir kez ögrendiniz mi bir daha unutmazsiniz, çok uzun ara verip tekrar bindiginiz zaman baslangiçta belki kisa bir süre yalpalar ama tekrar eski halinize dönersiniz.

boşalma bir atesleme mekanizmasi olup basladigi zaman hiç kimse hiçbir yolla onu bastiramaz, geciktiremez, denetim altinda tutamaz.

yapmamiz gereken sey ateslenme noktasina gelmeden sistemi yavaslatmak, durdurmak veya kontrol altina almaktir.

cinsellikte en önemli seyin uyum oldugunu söylemistik, orgazm zamanlamasi da gerek erkegin erken orgazmi, gerekse kadinin geç orgazmi temelde çiftlerin karsilikli olarak düzeltmeleriyle ilgili bir konudur.

nasil ki erkegin yaklasimi ve sevecenligi ve de tavri ile kadin orgazmi öne alinabilinirse, kadinin yardimiyla,eslerin her ikisi de isterse,pratik olarak her erkegin orgazminin geciktirilebilinecegi bilinmelidir.

kadin ve erkegin iliski sürelerini uzatmak için bir çok yol ve yöntem mevcuttur.

erkegin erken boşalmasini engellemek için çesitli yöntemler uygulanmaktadir. genelde kisiler önce bunlari kendileri denemekte basarili olamayinca hayal kirikligina ugramakta, panik olmaktadirlar, bu sorunun çözümü bir uzmandan destek almaktir. hatta bu hayal kirikliklari giderek bir sertlesme sorunu halinide almaktadir. erken bosalan kisi, partnerine yeterli olamamanin sikintisi ile seksten uzaklasmakta ve sertlesmede sorun yasayabilmektedir. evlilikler yikilmakta, ciddi psikiyatrik sikintilar yasanmaktadir. Çözümü çok çok basit olan böyle bir olay için tedaviye gitmemek, ertelemek veya utanip sikilmak, cinsel hayata küsüp hayatimizi ,yasam kalitemizi düsürmenin hiç bir anlami yoktur.

sistemli bir uygulama, esler arasi ve doktorunuz veya seks terapistiniz ile uyumlu çalisma gereklidir ve eger düzenli uygulanirsa çok kisa sürede bu sorun ortadan kalmaktadir.

biz bu konuda profesyonel destek almanizi, bir seks terapi merkezine kendiniz veya esinizle beraber bas vurarak bu sorunu daha kisa sürede çözmenizi öneririz.

ilaçlarla veya geciktirici spreylerle bu sorunlar çözülmez sadece büyür. ilaçlar yan etkileri olarak da cinsel isteksizlik yapacaklar ve ruhsal durumunuz daha da bozulacaktir.

bu konu bir gerçektir ve bundan utanilmaz. ve her gün bu konu ile ilgili bir çok kisi bizi aramakta ve gelmektedir. hepside sorunun çözümünü saglayip huzur güven ve mutlulukla saglikli bir cinsel yasantiya kavusmaktadirlar.</description>
</item><item>
<title>İlk Gece İlk İlişki</title>
<link>http://hikayeler.videoklipmp3.com/Erotik-Hikaye/Ilk_Gece_Ilk_Iliski.html</link>
<description>evlilik, kadinin ve erkegin beraber yasamak üzere karsilikli anlasma ile olusturduklari sosyal bir kurumdur. bu kurum sevgiyi, saygiyi, cinselligi, mutlulugu ve üzüntüyü dahi paylasmayi içerir. evlilik kadinin ve erkegin sahip oldugu temel haklardan bir tanesidir. evliligin toplum tarafindan kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanmasi gerekir. gelenek ve göreneklerde evliligin olusmasini ve yapisini etkilemektedir.

kadinin ve erkegin sosyal yasamdaki rolleri daha dogar dogmaz yetistirilme tarzlari ile baslar. bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazi degisikliklere ugrasalar da temelde ayni esaslardadirlar. kadinin yapisi itibari ile daha duygusal olmasi kolay incinip kolay sevinmesi hormonlari ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. kadin adet gördügü zaman veya gebe kaldigi zaman veya dogum yaptiktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düser. bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayici olmak zorundadir.

kadin ve erkek iliskisindeki en önemli sey kadini kadin ,erkegi erkek olarak kabul etmek ve karsi tarafin istek ve arzularina saygi duymaktir. Çünkü daha evvelde söyledigimiz gibi daha bebeklikten itibaren farkli yetistirilir ve farkli hissetmeye baslariz. bir kadinin bir erkegin nasil düsündügünü veya bir erkegin bir kadinin niçin farkli davrandigini anlamasina imkan yoktur.

Çünkü farkli hormonlar etkisi altinda olunca karsi cinsin bilemedigi ve anlayamadigi duygular gelisir. mesela kadinlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamli seks istediklerini daha dogrusu duygusuzca seks yapabilmelerinipek anlayamazlar. kisaca açiklayacak olursak erkeklerde devamli sperm  meni  üretimi vardir ve bunun depolandigi kesenin kapasitesi eger hiç bosalma olmazsa yaklasik dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbaniz doldugunda nasil iseme arzusu duyuyorsaniz ve bu ilerledikçe rahatsizlik yaratiyorsa, erkekte eger bosalmadigi süre dört gün veya daha fazla olursa devamli kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldirganlasacak ve hatta istenmeyen olaylarla karsilasilacaktir. bazen ise doganin bir savunma sistemi olarak iliski kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda bosalacaktir. bu gerçegi göz önüne alarak hanimlarimizin eslerine olan yaklasimlarina daha iyi degerlendirmelerini istiyoruz ve aralarinda olabilecek bazi problemleri cinsellikten uzak durarak onlari istedikleri sekilde yönlendirebileceklerini düsünürlerse en yanlis seyi yapmis olacaklardir.

erkeklerde kadinlari olduklari gibi kabul etmeli ,onlarin yasam tarzlarina ve duygusalliklarina saygi göstermelidirler, çünkü bu kadinin dogasinin bir geregidir ve duygusal olmayan bir kadin ne erkegini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

o zaman karsilikli sevgi ve saygi ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliligin temel sartlarindadir. farkli iki cinsin arasindaki diger insanlardan farkli olan iletisim cinselliktir ve özel olmalidir.

evlilikte iki farkli cins arasinda gelistigi için en önemli iletisim araci, paylasim cinselliktir. uyumlu bir cinsellik her iki tarafinda olaylara bakis açisini yumusatacak ve töleransin artmasina sebep olacaktir. cinsellik esler arasinda bir iletisim biçimi olup birbirlerine karsi olan duygularinin sözle ve bedenle ifadesidir. birçok kisi için özellikle kadinlar için evlilik cinselligin baslangicidir. kisiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini ögrenmislerdir. ama bu konuda konusmak deger yargilari ve ön yargilar tarafindan zorlastirilmistir. birbirleri ile konusmaktan kaygi ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. bunu yok etmek içinde sevgi ,saygi ve anlayisla birbirlerini anlamaya çalismalidirlar. evlilikte saglikli bir cinsel yasanti için kadinin ve erkegin kendi vücudunu ve esinin vücudunu tanimaya çalismasi gerekir.

karsi tarafin nelerden çekindigini ve ya nelerden hoslandigini dikkate almak,rahatsiz oldugu seyleri yapmamak veya bunun kötü bir sey olmadigini izah etmek çok önemlidir. kadin için cinsellikte en önemli sey kendini güvende hissetmektir hele hele yillarca bir tabu olarak büyütülmüs olan ilk gece,ilk cinsel iliski korkusu ve o gece yasayacaklari kadinin ilerdeki bütün cinsel hayatini etkiliyebilir. kadin kendini güvende hissederse, sevildigini ve sayildigini hissederse ancak cinsel istek duymaya baslar . ilk iliski sirasinda her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni taniyacaklarindan ve nasil tepki vereceklerini bilmediklerinden yumusak ve anlayis ile yaklasilmalidir. Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanimlarimiz için eslerinin çok anlayisla yaklasmalari önemlidir, çünkü kadin o güne kadar hiç bilmedigi bir duyguyu yasayacaktir ve belki de caninin çok yanacagini düsünmektedir ama biz erkekler olarak esimize gerekli güveni verebilirsek, yavas hareket edecegimize onun canini acitmayacagimiza rahatsiz oldugu yerde veya aci duydugu yerde duracagimiza inandirirsak, kadinda süphe ve tereddütlerini atacak ,iliskiye hazir hale gelecektir. kadin sevgiyle ve güvenle cinselligi hissedecegi için cinsel iliskiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklasim yasanirsa yani ön sevisme yasanirsa bu kadini o kadar rahat hale getirecektir. ilk iliskide yasayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret kizlik zari  hymen  nedir kisaca açiklayalim.

kizlik zari, vajina  hazne  girisinde kadinlarimizin adet görünceye kadar ve de cinsel hayatlari baslayincaya kadar vajeni disardan gelebilecek mikroplardan ve hastaliklardan korumak üzere dogal olarak olusmus bir yapidir. Çok çesitli tipleri vardir. bazi kadinlarimizda hiç olmayabilir, bazilarinda yarim olabilir , bazilarinda ise halk arasinda elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak dogumda yirtilabilen türdendir. elastik zar esasinda ortasindaki deligi cinsel iliskiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardir. zarin kalinligi da çok degisken olup, bazi hanimlarimizda çok ince yapida ve erkegin en ufak hareketi ile yirtilabilen yapidadir. bazilari ise daha kalindir ve zor yirtilir. zor yirtilan zarlarda kanama miktari fazlaca olabilir ,eger panik yaratacak veya bedensel rahatsizlik yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadin dogum uzmanina basvurularak , kanama durdurtulmalidir. bazilari ise iliskide yirtilmayacak kadar kalin olup bunlar ancak bir hekim tarafindan uyusturularak,acivermeden açilmaktadir.

ilk gece hissedilenler ve yasanan sorunlar

kadin hiç yasamadigi bir duyguyu yasayacagi için heyecan duymakta ve ayni zamanda korkmaktadir .erkek ise belki ilk beraberligini yasayacak veya hayatini birlestirecegi kadinla ilk deneyimi olacaktir. bu yüzden onda da basarili olma duygusu ve korkusu hakimdir. kizlik zarinin yirtilmasi abartildigi gibi aci veren bir olay degildir. ilk iliski sirasinda kadin belki bir igne batmasi ve ya sinek isirigi tarzinda bir aci duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanamasi olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmedigi bir dolgunluk ve basi hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttikça bu dolgunluk hissi zevke dönüsecektir. iliskinin ilk ayinda her iliskide belki baslangiçta çok hafif bir sizlama veya rahatsizlik duyulacak ama bu kisa sürede kaybolacaktir. cinsel hayatinizi daha kolaylastirmak ve vajendeki dolgunluk hissine alisabilmek için ilk hafta belirli araliklarla bes - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. bu hem kizlik zarindaki hem de vajen deki genislemeye alismanizi saglayacak, rahatsizlik duymanizi engelleyecektir.

kizlik zarinin bozulmasindan sonra kadinlarimizin ilk gece yasadigi sikintilarin ikinciside vajinismus dedigimiz vajen çevresini saran kaslarin spazmi sonucu cinsel iliskinin imkansiz yada çok agrili hale gelmesidir. bu siklikla baskilayici cinsel yetistirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselligin kötü, yanlis bir sey olduguna inanilarak yetistirilen veya çok aci duyacaklarina inanan kadinlarin cinsel iliski yasayacaklari sirada bilinçaltinin koruma dürtüsü ile vajen girisindeki kaslari kasmasi sonucu olusur. yapilmasi gereken sakinlesmek, belki belli bir süre iliski denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. bu arada kadini rahatlatmak ona yasanacaklarin evli çiftler arasinda hak oldugunu, ayip olmadigini ve ona zarar vermeyecegini anlatmaktir. eger tekrar denememizde gene ayni sorunla karsilasiyorsak yapmamiz gereken sey profesyonel yardim almak yani bir hekime basvurmaktir. hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanizi saglayacaktir.

cinsel iliski sirasinda kadini tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmedigi bir sirada gebe kalmak, bunun sorumlulugu veya kürtaj olmanin korku ve baskisi kadini cinsellikten uzaklastiracak ve sogutacaktir. evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel iliskiden itibaren gebelikten korunmalidirlar. korunmak için bazi yöntemlere evlenmeden önce baslanilmalidir. gebeligi önleyici haplar doktor kontrolünde alinmalidir. uygun zamanda baslandiginda ilk cinsel iliskiden itibaren gebelikten korurlar . ilk cinsel iliskide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanilmasi da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadigi görülmektedir.

saglikli cinsel yasam için neler yapmaliyiz ?

ideal olani cinsel hayatiniz baslamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel iliskiye engel bir halinizin bulunup bulunmadigi veya cinsel iliskide size rahatsizlik yaratabilecek bir sorununuz olup olmadigini ögrenmektir . ayrica ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyari ve öneriler almak hem saglik bir cinsel baslangiç yapmanizi hem de bundan sonraki cinsel hayatinizi mutlu sürdürmenizi saglayacaktir. hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanizda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldiracaktir.

düzenli hekim kontrolünde olmak yasam kalitenizi arttiracak ve saglikli bir cinsel hayat sürmenizi saglayacaktir. bundan dolayi sikayetiniz olsun olmasin her alti ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.</description>
</item> 
</channel>
</rss>
